Uzaktan eğitimde kendi düzenini kurmak
Sınıfın görünmez yapısı ortadan kalkınca geriye yalnızca niyet kalır. Ekran karşısında disiplin kurmanın somut yolları var.
Mert Aydıner Güncelleme: 3 dk okuma
Uzaktan eğitim, dersi ayağınıza getirir. Yol yoktur, zil yoktur, sıraya oturma zorunluluğu yoktur. Bu kolaylık başlangıçta büyük bir kazanç gibi görünür; birkaç hafta sonra ise aynı esneklik en zorlayıcı tarafa dönüşür. Çünkü sınıf ortamının görünmez biçimde sağladığı yapı ortadan kalkar ve o yapıyı kişinin kendisinin kurması gerekir.
Kaybolan dış çerçeve
Yüz yüze eğitimde disiplinin büyük kısmını ortam üstlenir. Belirli bir saatte belirli bir yerde olmak gerekir, çevredeki herkes aynı işi yapar, öğretmenin bakışı dikkati toplar. Bu unsurlar kaldırıldığında geriye yalnızca kişinin niyeti kalır ve niyet tek başına zayıf bir mekanizmadır. Uzaktan eğitimde başarılı olanlar genellikle daha istekli kişiler değil, kendine yapay bir çerçeve kurmayı başaranlardır.
Bu çerçevenin ilk parçası zamandır. "Boş bulduğum saatte izlerim" yaklaşımı, dersleri kaçınılmaz olarak biriktirir. Ders saatlerini takvime sabit randevu gibi yazmak, hatta canlı ders olmasa bile kayıtları belirli bir saatte izlemek, kaybolan zili yerine koyar.
Mekân da bir sinyaldir
İkinci parça mekândır. Yatakta ya da televizyon karşısındaki koltukta ders izlemek, zihne dinlenme sinyali gönderir. Evin küçük bir köşesini yalnızca çalışma için ayırmak, o alana oturmayı başlı başına bir hazırlık hâline getirir. Alan büyük olmak zorunda değildir; tutarlı olması yeterlidir.
Aynı mantık kılık kıyafet ve rutin için de geçerlidir. Derse başlamadan önce yapılan küçük ve değişmeyen bir hazırlık, masayı toplamak ya da su almak gibi, zihinsel geçişi kolaylaştırır.
İzlemek öğrenmek değildir
Uzaktan eğitimin en sinsi tuzağı, ders videosunu izlemenin öğrenmekle karıştırılmasıdır. Anlatım akıcı, konu düzenli sunulmuştur ve izleyen kişi her şeyi anladığını hisseder. Bu his büyük ölçüde anlatanın yetkinliğinden doğar; izleyicinin bilgisinden değil. Videonun hızını artırıp arka arkaya bölüm bitirmek bu yanılsamayı büyütür.
Çözüm, izlemeyi aktif bir işe çevirmektir. Ders sırasında not almak, belirli aralıklarla durdurup son anlatılanı kendi cümlenizle yazmak, bölüm bittiğinde kayıt kapalıyken üç soruya yanıt vermek gerçek durumu ortaya koyar. Bu adımlar dersin süresini uzatır ama tekrar tekrar izleme ihtiyacını ortadan kaldırdığı için toplamda zaman kazandırır.
Yalnızlık ve görünmezlik
Ekran karşısında çalışan öğrenci, sınıfın sağladığı iki şeyi daha kaybeder: karşılaştırma ve sorumluluk hissi. Kimse ödevini sormaz, kimse geri kalıp kalmadığınızı fark etmez. Bunu telafi etmenin en pratik yolu küçük bir çalışma grubu kurmaktır. Haftada bir kez, yirmi dakikalık bir görüşmede herkesin ne yaptığını söylemesi bile devam oranlarını belirgin biçimde artırır. Soru sorabileceğiniz bir kişinin bulunması ise takılan konularda günler kaybetmenizi önler.
İlerlemeyi görünür kılmak da aynı boşluğu doldurur. Uzaktan eğitimde ilerleme görünmez olduğu için motivasyon çabuk erir. Tamamlanan bölümleri işaretlemek, haftalık basit bir kayıt tutmak ve bir sonraki oturumun konusunu önceden yazmak bu görünmezliği giderir. Bir sonraki adımın belirsiz olması, ertelemenin en sık nedenidir. Çalışma oturumunu bitirirken bir sonraki oturumun ilk cümlesini yazıp bırakmak, ertesi gün masaya oturmayı belirgin biçimde kolaylaştırır; başlangıç sürtünmesi böylece ortadan kalkar.
Aynı ekran, farklı işler
Uzaktan eğitimin özel bir zorluğu, dersin de dikkat dağıtıcıların da aynı cihazda bulunmasıdır. Sınıfta telefon çantada kalabilir; ekran karşısında ise ders penceresinin hemen yanında sonsuz bir alternatif durur. Bu yüzden fiziksel ayrım mümkün olduğunda çok işe yarar: dersi bir cihazdan izleyip notu kâğıda almak, telefonu odanın başka bir köşesine bırakmak gibi basit düzenlemeler, iradeye yüklenen işi belirgin biçimde azaltır.
Bildirimleri kapatmak da en az bunun kadar önemlidir. Bir bildirim yalnızca birkaç saniye çalsa bile, kesilen dikkatin geri toplanması çok daha uzun sürer. Kırk dakikalık bir dersi bölünmeden tamamlamak, iki saatlik bölük pörçük bir oturumdan daha fazlasını bırakır.
Esneklik, uzaktan eğitimin en büyük vaadidir ve doğru kurulduğunda gerçekten öyledir. Ancak esneklik yapısızlık demek değildir. Kendi zilini, kendi sınıfını ve kendi yoklamasını kuran öğrenci için ekran, sınıf kadar sağlam bir öğrenme ortamına dönüşebilir.